EĞLENCE URGUP CLUP

Sanal Alemin Haber ve Eğlence Sitesi
 
AnasayfaTakvimSSSKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Evet mi Hayır mı?
Cuma Şub. 10, 2017 12:27 am tarafından Lord_Selo

» ADAYLIK YARIŞI !!!
Çarş. Ocak 28, 2015 12:01 pm tarafından Lord_Selo

» Galatasaray istedi, Villarreal kaptı
Çarş. Ocak 28, 2015 11:45 am tarafından Lord_Selo

» Adaylık Anketi!!!
Perş. Kas. 14, 2013 2:44 pm tarafından Lord_Selo

» Ürgüp'te Ak Partinin Adaylık Yarışı Arap Saçı
Perş. Kas. 14, 2013 1:35 pm tarafından Lord_Selo

» Adaylık Konusunda Kimler Favori
Ptsi Kas. 04, 2013 12:34 pm tarafından Lord_Selo

» Seçimlere Yaklaşık 5 Ay Kala Kulisler İyice Hareketlendi
Cuma Ekim 25, 2013 10:19 pm tarafından Lord_Selo

» Ürgüp'te Yerel Seçim Heyecanı
Salı Eyl. 18, 2012 5:16 pm tarafından Lord_Selo

» ALİ ÖZER ADAY MI OLUYOR???
Cuma Şub. 25, 2011 1:04 am tarafından Lord_Selo

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Ortaklar
bedava forum
Eylül 2018
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
     12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
TakvimTakvim
En iyi yollayıcılar
Lord_Selo
 
Dark_King
 
ENDER
 
Kırık Testi
 

kur'an hakkında bilgi..................................................................................................2

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
ENDER
Moderator
Moderator


Erkek Ikizler
Yaş : 23 Mesaj Sayısı : 209 İş/Hobiler : :) Lakap :

MesajKonu: kur'an hakkında bilgi..................................................................................................2 Perş. Şub. 12, 2009 4:55 pm

Kur'ân-ı Kerîm'in düzeni
Mekke dönemi
kur'an yaklaşık 23 yılda parça parça tamamlanmıştır. 13 yıl kadar süren Mekke döneminde indiğine inanılan âyet ve sûreler daha çok İslâm inanç ve ahlâkı ile ilgili konuları kapsar; Allah'ın birliğine, meleklere, peygambere, kitaplara ve âhiret gününe iman gibi. Âdem'den beri gelen tevhid inancı işlenir. Allah'a ortak koşma (şirk) ile mücadele edilir.

Mekke döneminde Kur'ân-ı Kerîm'in, Âdem'den itibaren devam eden vahiy zincirinin devamı olduğu açıklanır: "Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen nebilere/peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, Esbat'a/Sıptlar'a, İsa'ya, Eyyûb'a, Yunus'a, Hârun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Dâvud'a Zebûr'u verdik" (Nisâ, 4/163)

Medine dönemi
Medine'de inen âyet ve sûrelerde daha çok hukuk kuralları yer almıştır. Aile ve devletin tanzimi, insanların birbiriyle veya devletle olan ilişkileri, anlaşmalar, barış ve savaş durumları bu âyetlerde açıklanır. M.S. 622 tarihinden itibaren bu hükümleri uygulamak için yeterli güce sahip bir İslâm Devleti, Muhammed yönetiminde, Medine'de oluşmuştu.

İslam inanışına göre Allah hafiften ağıra doğru hükümler göndermiş, Muhammed ve ashabı bunları geciktirmeksizin uygulamaya geçirmiştir. Kur'an dilini bilmeleri, namazlarda, mescid içinde ve dışında okunan sûre ve ayetleri anlamalarını kolaylaştırmıştır. İslam inanışında bu devrin özelliği; iyi ve yararlı olanın alınması, kötü ve zararlı olanın kaldırılmasıdır. Yükümlülükler birden ayrıntılarıyla gelmemiş, zamanla tamamlanmıştır.[12]

Kur'an ayetleri Müslüman toplumunda yaşanan olaylar üzerine gelmiştir. Ayetlerin ihtiyaç sırasında geldiğine ve toplumda gerekli etkiyi gösterdiğine inanılır. Bu yüzden, ayetlerin iniş sebepleri Kur'an tefsirlerinde önemli bir yer tutar.

Nesilden nesile nakli
Kur'an Muhammed'in sağlığında yazılı hale getirilmemiş, hıfz yolu ile muhafaza edilmiştir. Hıfz yoluyla nakil ve nakledilenlerin doğruluğu konusunda İslam bilginleri arasında görüş ayrılığı yoktur. Bu prensip gereğince Ebu Bekir'in halifeliği sırasında Kur'an toplanırken tevatür derecesinde olan, Abdullah b. Mesud'un kendisinin daha iyi anlaması için açıklayıcı olarak koyduğu bazı ifadeler komisyonca metne eklenmemiştir. Örneğin "Bunları yapma imkânını bulamayan kimsenin üç gün oruç tutması gerekir." (Maide, 5/89) âyetinin devamındaki "mütetâbiat" (peşpeşe) ilavesi Kur'an'a eklenmemiştir. Yine Abdullah b. Mes'ud'un annelerin nafakası ile ilgili: "Mirasçı da (yukarıda) belirtildiği şekilde (nafaka ile) yükümlüdür." (Bakara, 2/233) âyetindeki mirasçı hakkında "zi'r-rahimil-mahrem" (evlenilmesi yasak olan yakın hısımlardan olan) şeklinde ilâve taşıyan kıraati de Kur'an'dan sayılmaz.

Tevâtür derecesinde olan bu gibi kıraatlerin hukukçular için delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı konusunda görüş ayrılığı vardır. Hanefilere göre, bu kıraat şekillerini nakleden sahabe bunu ya Muhammed'den işitmiştir veya kendi görüşü ve ictihadı olarak ifade etmiştir. Hanefîler yemin kefâreti olarak tutulacak orucun peş peşe üç gün tutulmasını gerekli görürler Şafii, Maliki ve Hanbelilere göre ise, mütevatir olmayan kıraatler ne Kur'ân ve ne de sünnet sayılmaz ve hüküm çıkarmada delil olarak da kullanılamaz. [13]

İslam'a göre Kur'ân yalnız Araplar için değil, yeryüzündeki tüm insanları doğru yola iletmek için gelmiştir: "Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik" (Enbiyâ, 21/107). Bu özelliği Kur'ân'ın i'caz yönlerinin de evrensel olmasını gerektirir,


"Kuran" kelimesinin Kuran'da kullanılması [değiştir]İslam'ın kutsal kitabının özel adı olan Kur'an kelimesi, 58 âyette geçer. Ayrıca "kur'an" "okunan,okuyuş, okuma" "ekli, katlı,derli" anlamında özel ad olmayarak 12 ayette ( Yusuf Suresi 12/2, Rad Suresi 13/31, İsra Suresi 17/106, Taha Suresi 20/113, Zümer Suresi 39/28, Fussilet Suresi 41/3,44; Şura Suresi 42/7, Zuhruf Suresi 43/3, Cin Suresi 72/1, Kıyame Suresi 75/17,18) geçer.

"Biz onu okuyup akletmeniz için anlaşılır-sade-arı bir okuyuşla/okunuşla indirdik" (Yusuf Suresi, 12/2).

"Kur'anı okuyacağında/okuduğunda kovulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığın (Euzü billahi mineşşeytan ir racim) de" (Nahl Suresi, 16/98).

"Kur'an okunduğunda/okununca onu işitin de durup düşünün ki merhamet olunasınız" (A'râf Suresi, 7/204).

"Bu Kur'an, insanlara yolu gösterir, o değişmez yoldur, unat-düzgün çalışan-iş yapan inananları onlar için olan kerim bir ecir ile müjdeler." (İsrâ Suresi, 17/9).

"Kur'an'dan indirir/indiriyor/indirecek olduklarımız, inananlara şifa ve rahmettir..." (İsrâ Suresi, 17/82).

Birçok âyette "el-Kitâb" kelimesinin Kur'ân-ı Kerîm anlamında kullanıldığı görülür:

"Elif. Lâm. Mîm. İşbu içinde kuşku olmayan Kitap'tır müttakiler (Allah'tan korkan başkasından korkmayanlar) için bir yol göstericidir" (Bakara, 2/1,2).

Bundan başka çeşitli âyetlerde Kur'ân için başka isimler de kullanılmıştır: el-Furkân (Furkân Suresi, 25/1), ez-Zikr (Hicr Suresi, 15/9), en-Nûr (Nisâ Suresi, 4/174), er-Rûh (Şûrâ Suresi, 42/52) vb. gibi.


Kur'an'ın abdestli okunması meselesi [değiştir]Kur'an'ın abdestsiz okunabilmesi konusunda fikir ayrılıkları mevcuttur. Bir kısım İslam alimlerine göre Kur'an abdestsiz okunabilir ve abdest ancak namaz için gereklidir.

Bu konu ile ilgili ayet olarak Vakıa 77-79 gösterilse de, bu ayette abdestten bahsedilmediğini öne süren din bilginleri de mevcuttur.

Kuran-i Kerim okunuş ile indirilmiş Allah'ın kelami olarak anılmış olsa da bahsedilen ayetlerde "kitap" şeklinde sıfatlandırılması ayetlerin guvenirliligi konusunda da ayri bir tartışma yaratmaktadır.


Diyanet İşleri Başkanlığı'nın çevirisinde [değiştir]Diyanet İşleri Başkanlığı'nın çevirisinde ayetler:

"O, elbette değerli bir Kur’an’dır. Korunmuş bir kitaptır. Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir." (Vakıa Suresi, 77-79) [14]

şeklindedir. Fakat buradaki tertemiz olanlar ile kastedilenin, abdestli olanlar olduğuna dair herhangi bir açıklama getirilmez.


Yaşar Nuri Öztürk çevirisinde [değiştir]Yaşar Nuri Öztürk ise bu ayetleri:

"O kesinlikle şerefli bir Kur'an'dır. Titizlikle saklanan bir Kitap'tır. Ona, arındırılmışlardan başkası dokunamaz." (Vakıa Suresi, 77-79) [15]

şeklinde çevirmiştir. Kur'an'daki İslam [16] adlı kitabının161. sayfasında, 79. ayetteki "mutahharun" sözcüğünün kelime anlamını iyice temizlenmiş olanlar olarak açıklayıp, sözcüğün bağlı olduğu kalıptan ötürü edilgen bir yapıda olduğunu; yani temiz olanlar değil, temizlenmiş olanlar anlamına geldiğini söyler. Öztürk, burada geçen temizlenmiş olanlar sözü ile Allah tarafından temizlenmiş olan meleklerin kastedildiğini savunur ve kelimenin aslında insanla ilgisi olmadığını söyler ve kesinlikle, Kur'an'ın abdestli okunması gerektiği anlamına gelmeyeceğini belirtir.


Edip Yüksel çevirisinde
Edip Yüksel ise aynı ayetleri şu şekilde çevirmiştir:

"Bu, onurlu bir Kur'an'dır. Korunmuş bir kitaptadır. Onu ancak temizler kavrayabilir." (Vakıa Suresi, 77-79) [17]

Çevirisinde bu ayetlerle ilgili dipnot olarak; ayetlerin kesinlikle abdestten, abdestsiz Kur'an okunamayacağından bahsetmediğini, ayetleri bu şekilde yorumlayan din adamlarının kasıtlı olarak halkı Kur'an'dan uzaklaştırma amaçlı beyanda bulunduklarını söyleyerek, ayetleri abdestle bağdaştıran din adamlarını suçlar.

Bu ayetlerin Kur'an'ın abdestsiz okunup okunamamasıyla ilgili olmadığını savunan din bilginleri, abdestle ilgili olarak Maide Suresi'nin 6. ayetini gösterirler.

Bu tartışmaların yanısıra halk arasındaki yaygın uygulama, Kur'an'ın abdest alınarak okunması şeklindedir.


Kur'an'ın bir insan tarafından yazılmış veya alıntılanmış olabileceği iddiaları [değiştir]Ateizm, tanrı veya tanrıların varolmadığını savunur. Bu inanış, yeryüzündeki tüm dinler ve bunların kutsal kitaplarının insanoğlunun üretimi olduğu kabulünü de beraberinde getirir. Bunun yanısıra Yahudilikte ve Hıristiyanlıkta da Kuran'ın tanrı kelamı olduğuna inanılmaz.[18][19]

Kuran, insan yazısı olduğu iddialara karşı, bir çok Kuran ayetinde savunulmuştur. Başka bir dilden tercüme olduğu iddialarına[20] karşı Muhammed'in okuma yazma bilmediği[21][22] ve mükemmel bir Arapça üzerine kurulduğu[kaynak belirtilmeli], belirtilmiştir. Aramicenin Arapça ve İbranicenin atası olduğu göz önünde bulundurulduğunda, ortak kelimelerin bulunması mümkün görülmektedir.


Bazı eleştiri ve tartışmalı hususlar [değiştir]Surelerin kronolojik sırası, Kuran hakkındaki tartışmalı hususlardandır. Ayetlerin açıklanış sırası ile ilgili eldeki veriler yeterince güvenilir değildir.[23] Avrupalı akademisyenler, Kuran'ın içeriğini tarz ve konu açısından inceleyip, göreceli bir sıraya koymaya çalışmışlardır. Theodor Nöldeke 1860'da Kuran Tarihi'ni (History of the Qurʾān) yazdığından beri sureler batılı kaynaklarda dört değişik şekilde sıralanmaya başlanmıştır. Bu sıralamalardan üçü Mekke ve Medine dönemlerini baz alır.

İslami bakış açısına göre Kur'an Allah kelamıdır ve gerek Kuran'ın kendisi, gerekse diğer İslami kaynaklar, Kur'an'ın kısmen ya da tamamen başka kaynaklardan kopyalanmış olabilme ihtimalini şiddetle reddeder. Kur'an'daki birçok karakter ve olay, Tanah, Eski Ahit ve Yeni Ahit gibi Yahudi ve Hristiyan kaynaklarında da mevcuttur. Batılı akademisyenler, Kur'an ile Yahudi ve Hristiyan kaynaklarındaki karakterlerin ve olayların birbirinden farklı olduğunu, Kur'an versiyonlarının daha çok, sonraki dönem Hristiyan kaynakları ve Midraş gibi Yahudi kaynaklarından alındığını iddia etmektedir.[23] İslamın yayılmaya başladığı dönemlerde vahiyleri ezberleyerek muhafaza etmek normal kabul ediliyordu ve sadece önemli gün ve olaylarda vahiyler not ediliyordu.[23] Günümüzde, ilk İslami dönemlere ait, çeşitli şekillerde yazılı hale getirilmiş Kur'an ayetlerinin varlığı genel olarak kabul görmekle beraber bu materyallerin içeriği bilinememektedir. Günümüzdeki Kur'an'da bazı surelerin başında bulunan, ana metinden ayrı yazılan ve uzundan kısaya doğru dizilen "sessiz harf grupları", özel işaretler olarak kabul edilmektedir. Mukattaa denilen bu harflerin ne anlama geldiği konusunda İslam alimleri arasında da fikir birliği yoktur.İlahiyatçılar, Kuran'daki anlamı hala çözülememiş birçok ayet gibi bu harflerin içerdiği sırların da eninde sonunda birgün ortaya konulabileceğini belirtmektedirler.

Kur'an'ın vahyedildiği dönemde, Arapça batılı kaynakların kasıtlı söylemlerine rağmen, son derece gelişmiş bir dildi. Kuran'ın orjinalinin şiirsel üslubu o dönemdeki Arapça'nın zenginliğini yansıtır. Kuran'ın çevirilerindeki farklılıklar, Kuran'ın çok katmanlı anlamının olmasının dışında, Arapça kelimelerin birçok anlamının bulunmasından kaynaklanır. Günümüzde Kuran üzerinde yıllarını vererek çalışmış olan ilahiyatçılar, ayetlerde yeralan çok anlamlı kelimelerin özel bir nedeni olduğunu savunmaktadırlar. Prof Yaşar Nuri Öztürk, Kuran mealinde, kelimelerin tüm anlamlarını aynı anda vermiştir. Prof Öztürk, çeviri yapan kişilerin, ayetlerde geçen kelimelerin birçok anlamlarından sadece birini seçmesinin sakıncalarını sık sık vurgulamıştır. Kuran, son vahyedilen kutsal kitap olarak kabul edildiği ve tüm çağlara seslendiği için çok katmanlı olmasının özel bir anlamı olduğu savunulmuştur.


--------------------------------------------------------------------------------

Kuran'ın 19 Mucizesi Olduğu İddiası -----

Kuran kendi içinde özel şifreler de taşır. Bunlardan biri, "19 mucizesi" olarak kabul edilmektedir. Müddessir suresi, 30. ayette geçen, "Üzerinde 19 vardır onun" ifadesi, Prof Öztürk tarafından "Kuran'ın matematiksel kodlamalarından birinin anahtarı" olarak tanımlanmıştır. Prof Öztürk, Fatiha Suresi Tefsiri kitabında, 19 sistemini 1974 yılında bilgisayarla keşfeden Mısırlı kimyager ve Kuran uzmanı Reşad Halife'nin , bulgularını anlatmıştır. Buna göre, Kuran'ın başladığı ilk ayet olarak kabul edilen Besmele 19 harftir. Prof Öztürk'ün Kuran'daki 19 mucizesi ile ilgili olarak bu kitabında şu bilgilere yer vermiştir:

"1.Besmele'nin Peygamber tarafından tespit edilen ve 1400 küsür yıldan beri korunup yazılan şekliyle harf sayısı, orjinal metin üzerinde izlenebilir. 2. Kuran'da 114 tane Besmele vardır. 9. sure olan Tevbe suresinin başında Besmele olmadığını biliyoruz. Burada olmayan Besmele'nin yerine Neml suresi 30. ayetteki Besmele geçmekte ve 114 sayısı böylece tamamlanmaktadır. 114 sayısı 19'un katıdır. (19x6) Demek ki, eğer Tevbe suresinin başıhda da bir Besmele olsa sayı 115'e çıkacak ve 19'un katı olma olgusu bozulacaktı.Bir surenin başından eksiltilen Besmele'nin, Neml suresi, 30. ayette Hz Süleyman'ın Saba Melikesi'ne yazdığı mektubun bir parçası olarak verilişi, eski peygamberlerin aldığı vahiylerde de Besmele'nin ve onun vücut verdiği 19'lu kod sisteminin bulunduğuna işaret sayılabilir. 3.19 kod sistemine uyumu sağlayan Neml suresi 30. ayetteki Besmele, bir sırra daha dikkat çekiyor: Neml suresinin başındaki Besmele ile 30. ayetindeki Besmele arasındaki kelimelerin sayısı 342'dir. Yani 19x18... 4. Besmele 4 kelimeden oluşmaktadır: İsim, Allah, Rahman, Rahim. Bu dört kelimenin her biri Kuran boyunca 19'un tam katları olarak tekrarlanır. İsim 19 kez, Allah 2698 (19x142) kez, Rahman 57 (19x3) kez, Rahim (Allah'ın sıfatı olarak) 114 (19x6) kez..."


Kur'an'da simetrik kilit olduğu iddiası [değiştir]Dr. Halis Aydemir tarafından yapılan özgün bir araştırmada, Kur'an'ın bir insan tarafından yazıldığına, alıntılardan oluşturulduğuna veya günümüze değin değiştirildiği iddialarına karşı bir kontrol mekanizması düzeni olduğu iddia edilmiştir. Bu iddiaya göre ayet sayıları çeşitli matematiksel analizlerden geçirildiğinde (tek, çift, asal sayı v.s.) belli bir simetrik düzen göstermektedir. Fakat bu iddia kesin bir bilimsel veriye dayanmamaktadir. [24]


Kur'an'daki kelime tekrarları
Bir iddiaya göre Kur'an'daki sözcük tekrarları şu şekildedir[25][26][27][28]:

Gün kelimesi 365 defa, günler kelimesi 30 defa, ay kelimesi 12 defa geçmektedir.
Deniz kelimesi 32 defa, kara kelimesi 13 defa geçmekte ve bunların her birinin, toplamları olan 45'e oranı, yaklaşık olarak yeryüzündeki kara ve deniz oranlarını göstermektedir.
Bunların yanında dünya-ahiret, melek-şeytan, iman-küfür, yaz-kış gibi bazı karşıt kelimeler eşit sayıdadır. Buna mukabil affetmek kelimesi ceza kelimesinin iki katı sayıda, zenginlik kelimesi fakirlik kelimesinin iki katı sayıda ve yine iyiler kelimesi kötüler kelimesinin iki katı sayıdadır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Lord_Selo
Site Kurucusu
Site Kurucusu
avatar

Erkek Ikizler
Yaş : 29 Mesaj Sayısı : 364 İş/Hobiler : Lakap : LORD

MesajKonu: Geri: kur'an hakkında bilgi..................................................................................................2 Perş. Şub. 12, 2009 5:00 pm

saol paylaşım için
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://urguppaylasim.forumn.org
ENDER
Moderator
Moderator


Erkek Ikizler
Yaş : 23 Mesaj Sayısı : 209 İş/Hobiler : :) Lakap :

MesajKonu: Geri: kur'an hakkında bilgi..................................................................................................2 Perş. Şub. 12, 2009 5:01 pm

ÖNEMLİ DEĞİL TEŞEKKÜR EDİYYORUMM.....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

kur'an hakkında bilgi..................................................................................................2

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
EĞLENCE URGUP CLUP :: İslam Bölümü :: Kur-an Bilgileri-Meali -