EĞLENCE URGUP CLUP

Sanal Alemin Haber ve Eğlence Sitesi
 
AnasayfaTakvimSSSKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Evet mi Hayır mı?
Cuma Şub. 10, 2017 12:27 am tarafından Lord_Selo

» ADAYLIK YARIŞI !!!
Çarş. Ocak 28, 2015 12:01 pm tarafından Lord_Selo

» Galatasaray istedi, Villarreal kaptı
Çarş. Ocak 28, 2015 11:45 am tarafından Lord_Selo

» Adaylık Anketi!!!
Perş. Kas. 14, 2013 2:44 pm tarafından Lord_Selo

» Ürgüp'te Ak Partinin Adaylık Yarışı Arap Saçı
Perş. Kas. 14, 2013 1:35 pm tarafından Lord_Selo

» Adaylık Konusunda Kimler Favori
Ptsi Kas. 04, 2013 12:34 pm tarafından Lord_Selo

» Seçimlere Yaklaşık 5 Ay Kala Kulisler İyice Hareketlendi
Cuma Ekim 25, 2013 10:19 pm tarafından Lord_Selo

» Ürgüp'te Yerel Seçim Heyecanı
Salı Eyl. 18, 2012 5:16 pm tarafından Lord_Selo

» ALİ ÖZER ADAY MI OLUYOR???
Cuma Şub. 25, 2011 1:04 am tarafından Lord_Selo

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Ortaklar
bedava forum
Eylül 2018
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
     12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
TakvimTakvim
En iyi yollayıcılar
Lord_Selo
 
Dark_King
 
ENDER
 
Kırık Testi
 

kur'an hakkında bilgi........................................................................

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
ENDER
Moderator
Moderator


Erkek Ikizler
Yaş : 23 Mesaj Sayısı : 209 İş/Hobiler : :) Lakap :

MesajKonu: kur'an hakkında bilgi........................................................................ Perş. Şub. 12, 2009 4:53 pm

Mushaf [değiştir]Kur'an'ın bugünkü haliyle kitap halinde toplanılmış şekline "Mushaf" denir. Mushaf, "sayfalar haline getirilmiş" ya da "iki kapak arasındaki sayfalar" anlamına gelir[4] ve S-H-F (sahife) kökünden gelir.

Kur'an Muhammed'in ölümü ile tamamlandığından kendisi hayatta iken toplanmamış, mushaflaştırılıncaya kadar tevatür yolu ile özellikle ezberlenerek muhafaza edilmiştir. Kur'an ayetlerini ilk zamanlar vahiy kâtipleri tarafından papirüs, deri ve kemik üzerine yazılarak saklanırdı. [5] Kurra denen ezbere Kur'an bilenlerden 70'e yakın kişi bir savaşta kaybedilince Ebubekir tarafından toplanan Kur'an Heyeti, şahitli olarak sureleri Muhammed'in sağlığında dizdiği sırada toplamış, papirüs, deri, kemik üzerine yazılan ayetler, dipnot ve tefsir notları imha etmiştir. Bu dizilişe göre Kur'an 114 adet bölümden (sure) oluşur. Sureler genellikle surenin içerdiği ayetlerin konulardan birine göre verilen Arapça isimlerle anılırlar. Sureler kronolojik bir sırada (söyleniş sırasına göre) düzenlenmemiştirler. Müslümanlar Kuran'ın sıralanışının da mucizevi olduğuna inanırlar. [6] Sıralamanın da Kur'an'ın bütününden olduğu ve Allah tarafından bildirildiği müslümanlarca kabul edilir.


Bilinen en eski Kur'an mushafı, Taşkent, ÖzbekistanKuran'ın bugünkü dizilişi ile mushaflaşması ise Halife Osman zamanında gerçekleşmiştir. Bilinen en eski Kur'an Mushafı (M.S. 591) [7] Özbekistan'ın Taşkent şehrindeki bir müzede sergilenen üçüncü Halife Osman Mushafı olarak anılmakta. Beş kopya halinde çoğaltılıp çeşitli İslam şehirlerine gönderilen orijinallerden biri de Topkapı Müzesi'nde sergilenmektedir. [8] Komünizm döneminde Semerkant'tan zorla alınarak St. Petersburg'da sergilenmiş, sergilenmesi için Başkortostan'a gönderilmiş, 1924 yılında geri verilmiştir. Bazı sayfaları 2000 ve 2003 yılında Christie's Londra ve Sam Fogg koleksiyonunda satılmıştır. [9]


Cüz, sûre, âyet, vahiy [değiştir]
Kur'anKur'an'ın bölünmüş olduğu 30 parçadan (fasikül) her birine cüz denir.

Kuran, "sûre" adı verilen bazı ana bölümden oluşur. Kur'an 114 sûreden müteşekkildir. Bu surelerin 86'sı Mekke'de, 28'i Medine'de gelmiştir. Medine'de gelen sureler Bakara, Ali İmran, Enfal, Ahzab, Maide, Mümtahine, Nisa, Zilzal, Hadid, Muhammed, Rad, Rahman, Dehr, Talak, Beyyine, Haşr, Nasr, Nur, Hac, Münafikun, Mücadele, Hucurat, Tahrim, Cuma, Tegabun, Saf, Feth ve Berae'dir.

Her bir sure de “ayet” adı verilen parçalardan müteşekkildir. Ayetler bir kelime ila bir sayfa arasındadır.

Allah tarafından peygamberlerine bildirilen buyruklara vahiy denir [10]. Vahiy peygamberlere doğrudan veya melekler gibi aracılar vasıtasıyla bildirilebilir.

İslam'a göre vahiyler Muhammed'e Cebrail meleği aracılığıyla gönderilmiştir. Kuran metninin tamamlanması, 610 - 632 yılları arasında, yaklaşık 23 yılda gerçekleşmiştir. Kur'an Muhammed hayatta iken yazılı hale getirilmemiştir. Kur'an'ı yazan Vahiy katipleri: Zeyd ibn Sabit başkanlığında Ömer, Osman, Ali, Talha bin Ubeydullah, Sa'd bin Ebi Vakkas, Ebu Derda, Mikdad, Übey ibn Kab, Ebu Musa el-Eşari ve Abdullah ibni Mesut'dur.

Vahiy, görünüşte, surelerin mevcut sırasını izlemeksizin, genellikle Müslümanların belirli bir konuda bilgi, görüş veya cevap gibi ihtiyaçları, ya da önemli bir olayla ilgili olarak gerçekleştiği için, Kur'an’ın nihai şekli, ancak peygamberin bu görevi bittikten sonra ortaya çıkmıştır. Buna göre, Kur'an, 114 sure ve (Sure başindaki besmeleleri ayrı bir ayet saymama kaydı ile) 6236 ayetten oluşur.[kaynak belirtilmeli] (Ayet sayısı hakkında, din alimleri arasında tam bir mutabakat yoktur.)

Tarihsel önce:
listesi Sure metni: Kur'an Tarihsel sonra:




İlk ve son âyetleri [değiştir]
Basılı Kur'an'ın ilk suresi olan Fatiha Suresi (Hattat Aziz Efendi)Kur'ân'ın, Muhammed'in risaletinin başında ilk olarak 'indiği' kabul edilen âyetleri şunlardır:

"Yaratan Rabbinin adıyla oku. O, insanı 'alak'dan yarattı. Oku. Senin Rabbin en cömert olandır. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir." (Alak, 1-5)
"Nûn. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin." (Kalem, 1)
İlk inen âyetler inananları okumaya, öğrenmeye, yazmaya ve araştırmaya çağırır ve bilim için büyük teşvik mesajı taşır. Kur'ân'ın son inen âyeti de şudur:

"Bugün kafirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı seçtim." (Mâide, 3 içinde yer alır).
Kur'an okumak için: mushaf tasarım


Hafız [değiştir]Ana madde: Hafız
Kur'an'ın bütün metnini ezberleyen ve uygun şekilde (tecvid) okuyabilen kişiye hafız denir. Muhammed ilk hafız olarak kabul edilir. Muhammed Kur'an'ı kendi dilinde okur ve anlardı. Günümüzde genel olarak Kur'an'ı anlamadan ezbere seslendirenlere de hafız denilmektedir. Kur'an'ı uygun bir şekilde ve güzel bir tutum ve sesle okumaya tilavet denir. Müslümanlar günlük ibadet olan namazı kılabilmek için Kur'an'dan en azından küçük bir kısmı (ayet) ezberlemek, bilmek zorundadırlar.

"Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun, salatı ikamet edin/namazı kılın" (Müzzemmil Suresi 73/20)


Kur'an'ın toplanması [değiştir]
12. yüzyıldan kalma bir Endülüs Kur'an'ıAshab-ı Kiram, peygamberin sağlığında Kur'an'ı ezberlemiş yazmıştır.

İslam'a göre Kur'an, Muhammed'in devrinde bizzat vahiy meleği ve nebinin birbirlerine karşılıklı okumaları ve sahabilerin ezberlemesiyle ve yazmalarıyla korunmuştur. Ancak Muhammed'in sağlığı müddetince devam eden vahyin bütün bir kitapta toplanmasına imkân yoktu. [kaynak belirtilmeli] Çünkü vahyin Muhammed'in ölümüne kadar devam ettiği bilinmektedir. Muhammed'in vefatından iki gün öncesine kadar devam eden vahiy Onun vefatıyla son buldu. Böylece Kur'an inen son âyetle tamamlanmış oldu.

Kur'an sureleri bazen bir bütün olarak bazen de bölümler halinde geldi. Bazı sûreleri Mekke'de gelmesi dolayısıyla "Mekkî", bazıları Medine'de indirildiklerinden "Medenî" diye nitelendirilmiştir.

Muhammed'in vefatını takip eden Yemâme savaşlarında 70 kadar hafızın ölmesi müslümanları telâşa düşürmüştü. Ashabdan Ömer de hafızların toplanması için dönemin halifesi Ebu Bekir'e başvurarak konunun görüşülmesini istemişti. Bunun üzerine Ebu Bekir, Zeyd bin Sâbit başkanlığında toplanan Abdullah bin Zübeyr, Sa'd bin Ebi Vakkas, Abdurrahman bin Haris bin Hişam'ın da bulunduğu büyük bir komisyon tarafından Kur'an sahifeleri bir araya getirildiği iddia edilir.

Üçüncü halife Osman zamanında hafız ve vahiy başkatibi olan Zeyd bin Sâbit, elinde yazılı Kur'ân metni olan herkesin bu metinleri getirmesini ve getirirken de ellerindeki metinlerin bizzat Muhammed'den duyduklarına dair iki güvenilir şahid gösterilmesi istendi. Osman toplanan bu kurula "Zeyd ile imlada anlaşamazsanız, Kureyş'e göre yazın" emrini verdi. Zeyd bin Sâbitin katkılarıyla ortaya koyduğu bu aslî nüshaya "İmam Mushaf" adı verilmiştir. Abdullah bin Mesûd'un teklifiyle iki kapak arasında "İmam Mushaf" üzerinde yapılan danışma ve görüşmeler sonucunda bunun üzerinde her hangi bir noksanlık görülmemiş ve güvenirliği konusunda ittifak sağlanmıştır. Böylece Kur'ân her hangi bir tahrifata uğramadan "Mushaf" haline getirilerek aynı mushaftan çoğaltılan mushafların ana kaynağını teşkil etmiştir.

Ömer devrinde Kur'ân öğretimine hız verildi. Gerek Medine'de gerekse sınırları günden güne genişleyen İslam Devleti'nin diğer merkezlerinde en sıhhatli kaynak olan hâfiz sahabelerin öğretmen ve gözetmenliğinde pek çok hâfız yetiştirilmiştir.

Zamanla fetihlerin hız kazanması ve yeni fethedilen yerlerde ortaya çıkan kavim ve kabilelerin müslüman oluşu farklı şive ve lehçelere göre okuyuş ayrılıklarını ortaya çıkarmıştır. Bu durum M.648'de Ermenistan ve Azerbaycan fethinde Şamlı ve Iraklı askerlerin yan yana gelmesi ile farklı okuyuşların su yüzüne çıkmasını sağladı. Bu tartışma ortamının daha fazla büyümesine engel olmak için Huzeyfe bin Yemân, Halife Osman'a başvurarak bu durumun düzeltilmesini, ihtilafın ortadan kaldırılmasını istedi. Bunun üzerine Halife Osman, Muhammed'in diğer ashabı ile de istişare ederek, İslam dünyasında yalnızca Ebu Bekr'in emriyle derlenmiş olan onaylı Kur'ân mushaflarının kullanılmasını ve bir başka lehçe yahut ağız ile yazılmış tüm diğer nüshaların kullanılmasının yasaklanmasını kararlaştırdı. Osman, bir önlem olarak da gelecekte herhangi bir kargaşa yahut yanlış anlamaya meydan vermemek için başka tüm yazılı nesneleri yaktırarak ortadan kaldırma yoluna gitti. Ebû Bekir zamanında yazılan İmam Mushaf, Ömer'in ölümünden sonra kızı ve Muhammed'in hanımlarından olan Hafsa'ya geçmişti. Osman zamanında çoğaltılan mushafların yedi nüsha olduğu söylenir [11]. Bunlar Medine, Mekke, Şam, Kûfe ve Basra'ya gönderilerek müslümanlar arasında çıkabilecek farklı okuyuşlar önlenmiş oldu. Hatta Ali'nin Osman için "Eğer Osman Kur'ân'ın tek kitap halinde toplatılarak çoğaltılması işini yapmasaydı ben yapardım" dediği ileri sürülür [kaynak belirtilmeli].

Osman tarafından değişik vilâyet merkezlerine gönderilen nüshalar asırların geçmesiyle kayboldu. Günümüzde halen onlardan bir tanesi İstanbul Topkapı Müzesi'nde; bir diğer tam olmayan nüshası Taşkent'te bulunmaktadır. Çarlık Rus hükümeti onun faksimile ile reprodüksiyonunu (fotoğraf veya fotokopi ile tam kopyasını) yayınlamıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Lord_Selo
Site Kurucusu
Site Kurucusu
avatar

Erkek Ikizler
Yaş : 29 Mesaj Sayısı : 364 İş/Hobiler : Lakap : LORD

MesajKonu: Geri: kur'an hakkında bilgi........................................................................ Perş. Şub. 12, 2009 5:01 pm

paylaşım için saol
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://urguppaylasim.forumn.org
ENDER
Moderator
Moderator


Erkek Ikizler
Yaş : 23 Mesaj Sayısı : 209 İş/Hobiler : :) Lakap :

MesajKonu: Geri: kur'an hakkında bilgi........................................................................ Perş. Şub. 12, 2009 5:02 pm

TEŞEKKÜRLER.......................
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

kur'an hakkında bilgi........................................................................

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
EĞLENCE URGUP CLUP :: İslam Bölümü :: Kur-an Bilgileri-Meali -